Başkan Çöl Belgelerle Son Noktayı Koydu

“Bu Mızrak Bu Çuvala Sığmaz” Belediye Başkanı olarak seçildiğim 30 Mart 2014 tarihinden itibaren halkımızın emaneti olan ilçemize Şehrül Emin sıfatı ile hizmet etmekteyim. Halkımızın refah ve huzuru için çalışmaktayım. Hiç bir suretle gereksiz ve şahsi meselelerle uğraşmadan, belediyemiz hizmetlerinin aksamadan yürümesi yönetimimizin ve şahsımın birinci gayesidir. Halkımızın müşterek paydası olan Belediyemizin, menfaatlerinin korunması kamu yararının bir gereğidir. Bunun için Belediye Başkanlığı yaptığım sürece ihtiyaç duyacağım yegane güç kanunların verdiği yetki ve siz halkımızın varlığıdır. Halktan başka kimsenin telkin ve tavsiyesine itibar etmedim, etmem de beklenilmesin! Ben bu memleketin bir evladı olarak, en kötü şartlarda dahi memleketimize hizmet etmek için belediye başkanlığına aday oldum. Ve Siz hemşehrilerimizin teveccühü ile şahsıma Şehr-ül Emin olarak Sandıklı belediyesi emanet edilmiştir.
10 Kasım 2014 Pazartesi günü her zaman ki gibi sabahleyin mesai başlamadan Belediye Başkalığı’nda ki makam odama girdiğimde, güvenlik kamerası kayıtlarından da anlaşıldığı üzere önceden tasarlandığı açıkca belli olan, tehdit ve saldırıya maruz kaldım. Şahsıma ve yürüttüğüm kamu görevine karşı yapılan böylesi büyük saldırı ve tehdidi kabul etmek elbette tasavvur bile edilemez. Gerek yürüttüğüm belediye başkanlığı görevinin sorumluluğu, gerekse çalışanların motivasyonu, halkımızın huzur ve esenliğini düşünerek, her şeye rağmen açıklama yapmaktan kaçındım. Yapılmasında da ilçemiz ve belediyemiz adına bir fayda görmedim. Çünkü bizim için hiçbir şey, memleketimize hizmet etmekten daha önemli olamaz. Laf değil iş üretmeye geldik. Çalışmalarımızın semerelerini her geçen gün artarak görmekteyiz. Bunun en iyi göstergesi göreve geldiğimizde 9 Aydır ödenemeyen maaşların tamamının bizim dönemimizde ödenmiş olmasıdır.
Çalışanlarımız ve halkımız her şeyin en iyisine layıktır. Şahsi çıkar ve heveslere kurban edilecek bir dakikamızın olmadığı gibi, hemşehrilerimizin emanetine de yapılacak olan edepsizliğe müsamaha göstermemiz, yönetimimizden beklenemez. Ülkemiz bir hukuk devletidir. Hak arama yerleri yasalarla belirlenmiş mahkemelerdir, derebeylikle bir yere varılamaz. Biz hiçbir edepsizliğe, edepsizlik ile karşılık vermeyiz. Bu bizim aldığımız eğitim ve terbiyeye yakışmaz. Lakin bu saldırı ve tehdide boyun eğeceğimiz anlamına gelmeyeceği gibi, bunları yapan kişilerin, halkımızın huzurunu bozmasına müsamaha göstermeyeceğiz. Bu olayda beni en çok üzen benim gibi daha önce seçilmiş ve belediye başkanlığı yapmış, hatta halkın huzuruna yeniden çıkarak ‘milletin vekili’ olmak isteyen birisi tarafından gerçekleşmiş olmasıdır.
Hakkı olanın hakkını arayacağı yer adli mercilerdir, aksi derebeyliktir. Bununla ilgili olarak ben de gerekli adli mercilere başvurumu, olayın akabinde yaptım. İki kişi arasında cereyan eden böyle bir olayın edepsizliğini yapmak memleketimize ne kazandırır, ne kaybettirir? Bunu, terazisi asla şaşmayan siz hemşehrilerimizin takdirine bırakıyorum… Olayın başından bugüne kadar şahsıma ve yürüttüğüm kamu görevine yapılan bu ağır saldırı ve tehdidi ilçe ve belediyemizin selameti için sabır ve soğukkanlılıkla karşıladım. Bize yakışan da, bizden beklenen de budur. Zamanı geldiğinde her türlü gerçek gün ışığına çıkacaktır. Buna kimse mani olamaz! Takdir yüce ALLAH’ındır! Yapılan bu saldırı ve tehdit olaylarına her geçen gün faili tarafından ilgisi olmayan kişiler ve olaylar da işin içine dahil edilerek meşruluk kazandırılmaya çalışılmaktadır. Lakin ‘Güneş Balçıkla Sıvanamaz’. Bunun en bariz örneği failin belediye başkanı olarak görev yaptığı dönemde belediyeye 11.00 den önce geldiği nadirdir.
Bu durum herkes tarafından bilindiği gibi, o günde güvenlik kamera kayıtlarına göre 07:55’de belediyedeki makam odama girdiğim esnada arkamdan gelerek, göreve geldiğimiz günden beri kapanmayan makam odası kapısını kapatıp olay çıkartarak, yaptığı tehdit ve saldırıyı “poğaça almaya gelmiştim beni dinlemeden gitti diye ……..”halkımızı yanıltmak için yapılan tutarsız beyanlardır. Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde çalışanların maaşını ödemeyerek delikli kuruşa muhtaç eden ve tefecilerin ellerine düşüren bunu bir gün bile kendisine dert edinmeyen failin; konu ile ilgisi olmayan ve ekmek parası için yanında çalışan masum emekçileri örgütleyerek “Ekmeğimizin peşindeyiz Elinizi ekmeğimizden çekiniz” dedirtmesi, ne kadar samimiyetle karşılanabilir? Bunu halkımızın vicdanına bırakıyorum.
Ayrıca 9 ay boyunca maaş alamadığından dolayı eylem yapan ve bu milletin evlatları olan belediye çalışanlarımızın, bir gün dahi yanında göremediğimiz milletin vekili olan Afyonkarahisar Milletvekili Sayın Kemalettin YILMAZ’ın, Sandıklı Belediye eski Başkanının şahsi çıkarlarına katkı sağlamak için Belediyemizin önüne üşenmeden gelişi ne kadar manidardır. Kaldı ki milletimizin oyuyla vekil olan sayın YILMAZ’ın hangi amaç ve çıkara vekillik ettiğini de sizlerin vicdanında sorgulanmasını arzu ediyorum. Ayrıca ilgili şahıs kısa bir süre sonra yapılacak olan İlçe Başkanlığı seçimi ve 2015 yılında yapılacak olan Milletvekili seçimine yaklaştığımız şu günlerde böyle bir olay ile gündemde kalmak istemektedir. Aidiyeti ne olursa olsun, gayri hukuki talebi olmayan her yatırımcıya yürürlükteki mevzuat çerçevesinde nasıl kol kanat olduğumuz ortadadır. Bunun en büyük örneği kendi döneminde kaplıcalarımıza bir çivi çakılmazken, yönetimimiz döneminde beş yıldızlı yeni otelin inşaat ruhsatı kısa bir sürede verilerek temellerinin atılması sağlanmıştır.
En acısı kendisinin, her açıklamasında “Sandıklı’yı tanıtmak için çaba gösterdiğini söylemesine” rağmen, Sandıklımızı her ortamda başarı ile temsil eden Sandıklı Kültür Evi’nin yapılmasına önderlik eden Dernek çalışanlarına her fırsatta engel çıkardığı, yüksek cezalar ile karşı karşıya bıraktığı, destek yerine köstek olan bir kişinin, yapmış olduğu açıklamaları anlamakta güçlük çekiyoruz. Faili dışında hiçbir kişi ve kurumla ilgisi olmayan bu saldırı ve tehdit olayının, sadece yargı mercilerince görüşülmesini arzu ederken, entrika ve Şark kurnazlığı yapılmak suretiyle halkımızın algı ve vicdanıyla alay edercesine bir tutum sergilenmesi, kamuoyunun gerçekleri bilmesi adına bu süreçte yaşanan ve çuvala sığmayan birkaç mızrağın siz değerli hemşehrilerimizle paylaşılması zorunlu hale geldiğinden, bu açıklamayı kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Sandıklı halkının temsil edildiği makama karşı yapılan bu saygısızlığın görüntüleri de siz halkımızla en kısa sürede paylaşılacaktır.fabrika

belge1

belge2

2- “Afyonun En Büyük Tarım Fabrikasına Oturum Vermeyen Yerel Yönetimi Kınıyoruz” denilmektedir. Söz konusu bina ile ilgili Belediyemize vermiş olduğu dilekçede, bu bina için 05 Kasım 2014 tarihinde Tadilat Talebinde bulunmuştur. Belediye olarak bu Tadilat Talebi incelenip kendisine cevap verilmeden 10 Kasım 2014 tarihinde Oturum Talebinde bulunduğunu iddia etmiştir. Belediyemize 10 Kasım 2014 tarihindeki dilekçesinin ekinde sunduğu, 31 Ekim 2014 tarihli tamamen asılsız ve Belediyemize hiç gelmemiş bir evrağı ekleyerek Oturum talebinde bulunduğunu belirtmesi bu olayların kurgulanarak, planlı bir şekilde vatandaşı yanıltma amaçlı olduğunu açıkca ortaya koymaktadır. Kaldı ki iddia edildiği gibi ‘Oturum Talebi’ vardı, neden bu tarihten 5 gün sonra ‘Tadilat Talebinde’ bulunuldu. Yukarda bahse konu olan evraklar ekte mevcuttur. Ayrıca Belediye Başkanı olduğu dönem de, fabrikasını yapmadan önce projesini uygulayabilmek için kendisine özel imar planı tadilatı yapmasını da kamuoyunun vicdanına bırakıyoruz.

 

 

belge3

belge4

belge5

 

belge6

belge7

belge8

ev-1

1- Sözü geçen Toki bölgesinde bulunan mülkiyeti Hakan Mezgil’e ait villaya 13 Kasım 2014 tarihinde “OTURUM ALAMADIĞIMIZDAN DOLAYI SATILIKTIR” afişi asılmıştır. Söz konusu yapı için ilk olarak 13 Kasım 2013 de Çiğdem Elibol adına ruhsat verilmiştir. Ekteki Tapu senedinden de anlaşılacağı üzere 23 Mayıs 2014 tarihinde Satmak istediğini iddia ettiği yapı zaten Hakan Mezgil’e satışı yapılmıştır. Hakan Mezgil 20 Ekim 2014 tarihinde oturum talebinde bulunulmuş olup yapılan kontroller çerçevesinde projeye uygun imalatların olduğu ilgili mevzuat gereğince de 10 Kasım 2014 tarihinde 81 nolu oturum belgesi (yapı kullanma) verilmiştir. Yapı maliği halen belediyemize gelip oturumunu almamıştır. Söz konusu bina şu anda yasalara uygun bir şekilde bulunmakta olup belediyemizle herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Başkasına ait ve oturumu 10 Kasım 2014 tarihinde verilen bir yapıya 13 Kasım 2014 tarihinde “OTURUM ALAMADIĞIMIZDAN DOLAYI SATILIKTIR” afişi asmakla niyetini açıkca ortaya koymuştur. Konu ile ilgili belgeler ekte mevcuttur.

belge9

belge10

organize-sanayi

1- Söz konusu organize sanayi bölgesinde bulunan fabrikanın afişinde yazılı olan olan “Sandıklıda Yatırım Yapmama Kararı Aldık –SATILIKTIR” ibaresi organize sanayi yönetimine 10 Temmuz 2014 tarihli dilekçesinde belirtmiş olup daha sonra kararını değiştirmiş . 28 Ağustos 2014 tarihli dilekçesinde Ramazan Söyler’e satmıştır.

2- Oturum izni verilmiş olan fabrikanın işletmesinde herhangi bir sakınca yoktur ancak organize sanayi yönetimince tebliğ edilen arsa katılım payları ile sorumluluklarını yerine getirmemiştir.

3- Kendisine ait olmayan bir binayı kaç defa satmaya çalıştığını siz değerli hemşehrilerimizin takdirine bırakıyorum.

antalya-yolu

Afyon Antalya karayolunun üzerinde bulunan daha önce eski belediye başkanı İsmail Elibol’un kiralayıp ve teşhir salonu olarak kullandığı binada yazılı olan afişe yönelik ; 2010 yılında dönemin belediye başkanı İsmail Elibol tarafından onaylanan imar planında sözü geçen iş yerinin önü 7 mt genişliğinde şehir servis yolu olarak planlanmıştır. Belediyemizin asli görevlerinde olan yol açma hizmetini gelen talepler doğrultusunda değerlendirilerek, yol açma çalışmaları devam etmektedir. Zamanında yanlış yapılan bahsi geçen binanın yıkılması gerektiği halde binanın ön tarafının doldurularak kişiye özel imar uygulamasıyla oturumu alınamayan binaya oturum verilmiş daha sonrada kendisi tarafından kiralanmıştır. Servis yolunun karayolu seviyesinde açılmasıyla da söz konusu yapı askıda kalmıştır. Bu bina ile ilgili İsmail Elibol’un Belediye Başkanı iken onayladığı imar planı ekte verilmiştir. Kendi döneminde yolun açılması gerektiği halde açmayan zihniyetin kendi çıkarlarını gözettiği aşikardır. Bu bina yanlış yönetiminin, sonuçlarının en güzel örneklerinden biridir

belge11