1869 Daima ileriye...
00 / 00

SANDIKLI’LI YUNUS EMRE

*İRFAN ÜNVER NASRATTINOGLU*

yunus-emre

1991 yılının, UNESCO kararı ile “Yunus Emre Sevgi Yılı” olarak ilân edilmiş olması, sadece büyük şâirimizi bütün dünyaya tanıtmak bakımından değil; Türk duygu ve düşüncesinin, dünya milletlerine anlatılması bakımından da büyük yararı olmuştur. Zira Yunus’un bütün eserleri bir yana, sadece;

“Gelin tanış olalım
İşi kolay kılalım
Sevelim sevilelim
Dünya kimseye kalmaz”

dizeleri ele alınıp incelense görülecektir ki; Türk insanının temel felsefesinde sevgi ve barış yatar… Nitekim Yunus’tan yüzyıllar sonra büyük Atatürk; “Yurtta sulh, cihanda sulh” sloganıyla milletimizin, dünya milletleriyle ilişkilerinin çerçevesini çizmiştir.
1991, dolu dolu bir “”Yunus Yılı” olarak geçmiştir. Çeşitli kentlerimizde düzenlenen bilimsel toplantılar ve konferanslardan başka; dost ülkelerde de anma toplantıları ve hatta bilimsel sempozyumlar-seminerler yapılmıştır. Keza, çeşitli dillere çevrilen şiirleriyle dünya, Yunus’umuzla, dolayısıyla Türk duygu ve düşüncesiyle tanışmıştır. Dünya artık iyice öğrenmiştir ki; Türk milletinin düşünce sisteminin temelinde barış vardır, insanlık vardır, sevgi vardır…

YUNUS MEZARLARI

Yunus Emre’nin, Türkiye içerisinde:

  1. Afyonkarahisar-Sandıklı-Yeniçay Köyü (Mahallesi)
  2. Afyonkarahisar-Döğer
  3. Aksaray
  4. Bolu:
  5. Bursa
  6. Erzurum-Tuzcu Köyü
  7. Eskişehir-Sarıköy (Yunus Emre Köyü)
  8. Isparta-Keçiborlu
  9. Isparta-Uluborlu
  10. İzmir-Tire
  11. Karaman
  12. Kırşehir
  13. Manisa-Kula
  14. Ordu-Ünye
  15. Sivas

kentlerinde mezarları bulunmaktadır. Bu mezarların hangisi, “Bizim Yunus’un mezarıdır? Bu sorunun sağlıklı bir cevabını bulabilmek, bugün için maalesef mümkün değildir. Varsayımlara dayanılarak, Yunus’un Eskişehir, Karaman ve Kırşehir’de medfun bulunduğu ispat edilmeye çalışılmış, kitaplar neşredilmiştir.1 Bunların en iddialı olanları Cahit Öztelli,1-a Halim Baki Kunter,1-b Refik Soykutl1-c ve Prof. İ. Hulusi Güngör’ün1-d yayımladığı eserlerdir. Ne var ki, bu kitaplarda öne sürülen iddialar incelendiğinde, Yunus’un Eskişehir, Karaman ve Kırşehir’de medfun bulunmadığı hükmüne varılmaktadır. Çünkü, her yazar, bir başka yazarın tezini kendisine göre, inandırıcı olan belgelerle çürütmeye çalışmıştır.

Kim ne derse desin, Yunus’un hakikî mezarı nerede olursa olsun, O, bütün Türk milletinin kâlbindedir. Yunus Emre’nin üç ayrı mezarına sahip bulunan Azerbaycanlı kardeşlerimizin yetiştirtiği değerli şâir Bahtiyar Vahapzade ne güzel söylemiştir:

YUNUS EMRE'YE

Bir yerde ölüp, bes, niye inin yerde doğuldu?

Aşkında yanırken yeniden bir de doğuldu

Şi’rindeki hikmetli satırlarda doğuldu

Bir yerde ölüp, bes, niye min yerde mezarı?

Hergün kazılır çünki gönüllerde mezarı,

Otlarda, çiçeklerde ve gönüllerde mezarı.

Efsane mi, gerçek mi? Bu insan nece insan?

Varlık sesidir, kopmuş o, Türk’ün kopuzundan.

Yunus’u böylesine mükemmel yorumlayan, Yugoslavyalı ve Yunanistanlı Türk şâirleri de bulunmaktadır.

AFYONKARAHİSARLI YUNUS EMRE

Afyonkarahisar ili hudutları içerisinde Yunus Emre’nin olduğu iddia edilen iki mezar bulunmaktadır. Bunlardan birisi Sandıklı İlçesi’nde, öteki ise Döğer Kasabası’ndadır.

Biz, büyük Yunus’un, mutlaka bu mezarlardan birisinde medfun bulunduğunu iddia edecek değiliz. Yapacağımız şey, bu yerlerde yapılan tesbitler, halkın inançları ve yazılanları ortaya koymak; konuyla ilgili derinliğine çalışma yapacak olanlara kaynak hazırlamak; dolayısıyla en az başka kentler kadar, Afyonkarahisarlılar’ın da Yunus’un hemşehrisi olduğunu belirlemektir.